Spor

2010-Jan-13 - Dalma sporunun tehlikeleri

Su altında, yer çekiminin az olduğu bu farklı dünyaya girmek için birkaç dalış türü vardır. Ama en çok tüplü dalış (Scuba diving) yapılmaktadır. Sadece spor amaçlı dalışlar 35-40 metreye kadar olanlardır. Zaten daha derinler karanlık olur.
Dalma sporunun her dalda olduğu gibi tehlikeleri de vardır. Ancak benzer riskler taşıyan dağcılık sporu ile karşılaştırıldığında tehlikeleri ve ölüm oranı daha düşüktür.
Suyun derinliği arttıkça basıncı da artar. Dalmada dipten yüzeye çıkarken belirli mesafelerde emniyet beklemesi yapılmalıdır. Bütün sporlarda olduğu gibi dalıştan en az 2 saat önce yemek yenmemeli, ilaç ve alkol alınmamalıdır. Dalış ile ilişkili en sık görülen tıbbi sorunlar şunlardır: Kulak zedelenmeleri, azot narkozu, akut dekompresyon hastalığı ve oksijen zehirlenmesi.

Kulak zedelenmeleri
Su basıncı her 10 metrelik dalışta 1 atmosfer artar. İnsan vücudundaki hava içeren yapılar, yani sinüsler, akciğerler ve ortakulak boşluğu, dalgıcın vücudunu her noktadan kuşatan suyun basıncından etkilenirler. İniş sırasında ortakulak boşluğunu boğaza bağlayan Östaki borusunun tıkanması işitsel barotravmaya neden olur. Dalma sporu hastalıkları arasında en sık östaki borusu tıkanıklığına bağlı kulak zarı zedelenmesi görülür. Antibiyotik tedavisi gereken bu durumda kulak zarı 2 hafta içinde iyileşir. Eğer zar delinmiş ise bir dahaki dalıştan önce mutlaka tam iyileşmesi gerekir. Dalışlara bağlı olarak nadiren iç kulak da zedelenebilir. İç kulak pencerelerinden sıvı dışarı sızar. Sporcuda kulak çınlaması, baş dönmesi ve işitme kaybı olduğunda bir kulak - burun - boğaz uzmanına acil olarak başvurmak gerekir.

Azot narkozu
Azot gazının yağ dokusunda çözünürlüğü fazladır. Azotun dalışlarda parsiyel basıncı artınca yağ içeren dokularda artar ve merkezi sinir sistemine narkotik etki gösterir. 30 metreden daha fazla derinliklerde azot gazı insanlarda alkol zehirlenmesine benzer etkiler yapar ve bu durum dalan sporcu için tehlikelidir. Sporcuda öfori, aşırı güven, yetersiz muhakeme olur. Eğer sporcu dalma sporunda yasak olan bazı ilaçlardan da almış ise merkezi sinir sisteminin etkilenmesi daha da artar. Bu durum yukarı daha sığ seviyeye çıkınca kendiliğinden düzelir. Helyum gazının ise yağda çözünürlüğü azota göre çok daha azdır. Dolayısı ile derine yapılan dalışlarda, özellikle 50 metreden daha derinlere, azot yerine mutlaka helyum gazı kullanılmalıdır.

Dalma sporunda her spor dalında olduğu gibi çeşitli tehlikeler vardır. Ancak kurallara uyulduğunda benzer riskler taşıyan diğer spor dallarından daha tehlikeli değildir.
Su altında derine inildikçe suyun vücut üzerine yaptığı basınç artar. Bu basıncın “Kulak zedelenmeleri, azot narkozu, akut dekompersyon hastalığı ve zehirlenmesi” gibi oluşturduğu bazı tehlikeler vardır.
Akut Dekompresyon Hastalığı
Su altına dalan kişiler için en büyük tehlike Dekompresyon veya Caisson Hastalığıdır. Halk dilinde “Vurgun” denilen bu hastalığın oluşmasında esas sebep kanda ve dokularda eriyik halde bulunan azot gazının yüzeye aniden çıkışlarda basıncın azalmasıyla hacminin genişleyerek kabarcıklar yapmasıdır.
Dalış sırasında tüpte solunan havadaki azot gazı, basınç arttıkça vücut dokularında çözünür. Normalde yukarı çıkıldığında bu gaz akciğerler yolu ile dışarı atılmalıdır. Yukarı çıkış çok hızlı olur, su basıncı çabuk azalırsa dokularda ve kanda çözünmüş olan azot gazı akciğerlere gelmeden bulundukları yerde baloncuklar oluşturur. Yani beyin damarları içinde, akciğerde, eklem çevresinde azot gazı baloncukları oluşur. Kontrolsüz yüzeye çıkışta beyin kılcal damarlarında gaz kabarcıklarına bağlı tıkanmalar en tehlikelisidir. Beyin ve kalbin damarları olan koroner kan akımının bozulmasıyla ciddi tablolar ortaya çıkar. Ayrıca göğüs boşluğunda gaz birikerek akciğerin rahatsızlıklarına neden olur. Su yüzüne çıktıktan sonraki 24 saat içinde gelişen bütün nörolojik bulgular akut dekompresyon hastalığı kabul edilmeli ve acil rekompresyon tedavisi uygulanmalıdır. Kuvvet kayıbı, his bozukluğu ve bacaklarda koordinasyon azalması ile başlayan durum ilerleyebilir. Gaz baloncukları eklemler etrafında oluşarak eklem ağrılarına da neden olur. Dalgıç kol ve bacaklarında uyuşmalardan ve ağrılıktan yakınır. Hareketler giderek güçleşir. Dekopresyon hastalığı yukarı çıkışta beklemelerin yapıldığı mola tablalarında belirli süreler bekleyerek ve bileğe takılan dalış bilgisayarları ile azaltılabilir.
Hemen her dalgıçta daima su yüzüne çıktıktan 10 dakika sonrda göğüs ağrısı olur. Genellikle bu ağrı çabuk geçer. Ancak derin bir bel ağrısı ortaya çıkabilir. Bazan değişik derecelerde felçler ortaya çıkar. Bu durumun farkına varılınca ilk yapılacak iş hastayı basınç odasına sokmaktır. Dekompresyon hastalığının tek tedavisi basınçlı ortam sağlamaktır. Basınç odası yoksa yeniden denize daldırmak gerekir. Standart beklemeler her derinlikte yapılıp daha sonra yukarı çıkılır ve gerekli tıbbi bakım yapılır. Bazan dekompresyon hastalığı daldıktan sonra tatilden uçakla dönerken yüksek irtifada gaz baloncuklarının yayılmasına bağlı ortaya çıkabilir.

Oksijen zehirlenmesi
Tüplü dalışlarda bir başka problem oksijen zehirlenmesidir. Solunan havadaki oksijen miktarı çok fazla ise, yani parsiyel oksijen basıncı 1520 mm/Hg üzerinde ise bu tehlike ortaya çıkar. Yüksek oksijen basıncı etkisiyle bir taraftan solunum yolları irrite olur ve sonucunda bronkopnömoni gelişebilir. Ayrıca yüksek oksijen basıncı beyin damarlarının daralmasına neden olarak beyine giden kan miktarını azaltır. Oksijen zehirlenmesinde yüzeye çıkıp normal hava almak gerekir.
Sağlık Sözlüğü
Akut: Ani
Barotravma: Basınca bağlı zedelenme
Dekompresyon: Basıncın azaltılması
Merkezi sinir sistemi: Beyin ve omurilik
Narkoz: Enflemasyon
Sinüs: Kemikler içinde boşluk
Öfori: Kendini aşırı zinde hissetmeden doğan belirgin haz ve bu hazzın kişinin davranışlarına aksedecek şekilde dışarı taşması hali.

 Vurgun Nedir?
Vurgun kelimesini birçok kere işittiniz veya medyadan denizde dalış esnasında vurgun yiyerek ölmüş birçok kişilerin haberlerini duydunuz. Vurgun nedir, nasıl oluşur diye merak edenler olabilir. Bilinçsiz şekilde yapılan dalışlarda tazyikli hava suyun dibinde basınç yaparak vücuttaki hava deliklerinden damarlara kadar girer, kol ve bacaklarda tıkanıp kaldığı zaman buralarda felç meydana getirir. Kollar ve bacaklar hareketini kaybeder. Beyin damarlarına çıktığı zaman da deniz sarhoşluğu dediğimiz olay meydana gelir veya ani ölümlere sebep olabilir.
Pekala vurgundan dolayı felç olmuşlar için tedavi var mıdır? Elbette vardır. Bundan 42 sene evvel Çubuklu dalgıç okulunda görev yaparken, Marmaris’ten vurgun yemiş, eli ayağı felç olmuş bir sünger avcısı gelmişti. Türkiye’de tek tazyik odası bizim okulda vardı. Biz bu vurgun yemiş Marmarisli süngerciyi dalgıç elbisesi giydirerek o derinliğe denize indirip, vücuttan havanın çıkmasına kadar tevakkup ettirdik ve bir müddet beklettik. Su yüzüne çıkardığımızda sapasağlamdı. Eski sağlığına kavuşmuştu.

Dalış turizminin yasağı olmamalı


1989 yılında Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan 89/14235 sayılı kararı ile Alanya'dan Suriye sınırına kadar uzanan kıyı şeridinde, sualtı yasak dalış alanlarının tespit işlemleri tamamlanıncaya kadar, ören yerleri sahillerinde aletli dalış yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.


Ancak Alanya'da turizmin gelişmesi ve dalış sporuna olan talebin artması sonucunda, 1991 yılı sonlarında dalış okullarının başvuruları üzerine, Alanya Kale Yarımadası bölgesi, Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından sualtı arkeologlarına incelettirilmiş ve 23.1.1992 gün ve 392 sayılı yazı ile bu bölgede sportif amaçlı dalışların yapılabileceği bildirilmiştir. Dolayısıyla, 1992'den bu yana bölgede faaliyet gösteren Dalış Okulları tarafından, Sualtı Federasyonu'ndan alınan yetki belgeleriyle sportif ve turistik amaçlı dalışlar yapılmakta olup, herhangi bir engelle karşılaşılmamıştır.


BİNLERCE TURİST GELİYOR


Alanya Kale Yarımadası dışında bu bölgede dalış yapılabilecek başka bir yer bulunmamaktadır. Zira; bölgenin sualtı fiziki yapısı, dalışa uygun alternatif yerlerin bulunması konusunda imkán tanımamaktadır. Kent merkezine olan yakınlığı nedeniyle gerek yerli gerekse yabancı turistler için avantajlı bir bölge haline gelmiştir. Bu özelliğinden ötürü, anılan yerde dalış yapmak amacıyla binlerce yerli ve yabancı turist, bu şirin yöremizi ziyaret etmektedir. Her yıl ortalama 10 bin yerli ve yabancı turist burada dalış yapmaktadır. Bölgede yer alan dalış camiası içindeki kuruluşlar da, bu amaçla kendi olanakları ölçüsünde hiçbir teşvike dayanmadan ekonomik yatırımlarını yaparak, ülkemiz turizmi ve sporuna katkıda bulunmaktadırlar. Yılda yaklaşık 2.5-3 milyon DM tutarında döviz girdisi sağlanmakta ve bu rakam diğer hizmet girdileriyle birlikte çok daha büyük meblağları bulmaktadır.


Ancak ilçemizdeki 15 No'lu Sahil Güvenlik botuna gelen bir emirle Ocak 2000'den bu yana Alanya Kale Yarımadası etrafında dalış yasağı uygulaması başlatılmıştır. Buna karşı yaptığımız başvurulardan da bir sonuç alınamamıştır.


'GELME, MISIR'A GİT'


Son yıllarda Türkiye'nin farklı bölgelerinde dört mevsim boyunca gerçekleştirilebilecek olan dalış turizmi, sektörel açıdan bir yatırım sahası olarak kabul edilmekte ve sportif dalış aktivitelerinde bir yoğunlaşma olduğu gözlenmektedir. Bu amaçla, Küba Devleti'nin eski Rus gemilerini kıyılarında batırarak dalış turizmini geliştirdiği bilinen bir gerçektir. Devletimizin de bunu bu şeklide algılaması ve bu sektördeki en akılcı çözümleri ve kolaylıkları Türk halkına sunması gerektiği kanısındayız. Bunun yanı sıra, her kesim üzerine düşeni yapmalıdır. Çünkü bu konu ilgisizlik, hata ve bencillik kabul etmemektedir.


BU FIRSAT KAÇMAMALI


Sonuç olarak; 2000 turizm sezonuna girdiğimiz bu günlerde Alanya'da sportif ve turistik amaçlı dalışlar maalesef yapılamamaktadır. ‘‘Bu fırsatı kaçırma, hemen şimdi gel’’ dediğin turiste, ‘‘Dalmak yasaklandı, bu sezon yanıldık, artık gelme, git Mısır'a, Kızıldeniz'e dal’’ denilemeyeceğine göre, bu durumda ne yapmamız gerektiği konusunda yetkililerden bir yanıt beklediğimizi ve yasaklarla bir yere varılamayacağını belirtmek istiyoruz.

Dalışa büyük ilgi
Bodrum'da, dünyanın en zevkli sporlarından biri olarak kabul edilen dalış kurslarına ilgi arttı. Son 5 yılda, turizmin zor dönemden geçtiği günlerde bile ilçe dalış tutkunlarının akınına uğrayınca, kurslarda da patlama yaşandı. İlçe faaliyet gösteren firma sayısı 12'ye çıktı.


Denizin derinliklerindeki gizemi, muhteşem renk cümbüşünü görme imkanı bulanlar, tanıştıkları bu spordan kopamazken, uzmanlar, dalmak için eğitim almanın şart olduğunu vurguladılar. Dalmaya 14 yaşında başlanabileceğini belirten uzmanlar, fiyatların bilinenin aksine pahalı olmadığını kaydetti.


Yeni başlayacakların dalış kulübüne başvurması gerektiğini belirten yetkililer, ‘‘Discovery (tek dalış) için kısa eğitimden sonra bir hoca eşliğinde 12 metreye iniliyor. 1 yıldızlı sertifika almak için 4 günlük kurs gerekiyor. O zaman hoca eşliğinde 18 metreye inilebiliyor’’ dediler.


30 dalışı aşanların rehber gözetiminde 30-40 metrelik dalışlar yapabildiği ifade edildi. Özel dalış kulüplerinde kurs ücreti 530-800 mark arasında değişiyor. Yapılacak tek dalış için 85 mark, iki dalış için 70 mark ödeniyor.

KURALLARI VAR

Dalış yapabilmek için zihinsel ve fiziksel yeterlilikte olmak, alkol ve ilaç etkisi altında olmamak, komple, bakımlı, güvenilir malzeme kullanmak, her dalışta arkadaş sistemini uygulamak, haberleşme, ayrılma halinde yeniden buluşma ve acil durum uygulamaları içeren planı dalış arkadaşıyla yapmak, doğru solunum tekniği uygulamak, ağırlıkları kolay çıkartılabilecek şekilde kuşanmış olmak gerekiyor. Aşkın Diving'in sahibi, Türkiye'nin ilk sualtı arkeologlarından Aşkın Canbazoğlu, ‘‘Dalmanın araba kullanmaktan farkı yok. Onun da kuralları var, uygularsanız, tehlikeyle karşılaşmazsınız. Kuralsızlıktan kaynaklanan tatsız olaylara rağmen meraklıların sayısı hızla artıyor. Her üniversitenin dalış klübü var. Pekçok insan mesleğini bırakıp dalış hocalığı yapıyor’’ dedi.

:: Send to a Friend!

About Me

Spor

«  July 2014  »
MonTueWedThuFriSatSun
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031 

Recent Posts

Güreş ahlakı
Kadın futbolu daha zarif daha temiz
Futbolda rakibi kızdırma numaraları
Dalgıçlık Mesleği
Türkiye'de spor yazarı olmak
Türkiyede taraftarlık
İngilizler, holiganizmi nasıl önledi?
Profesyonel Futbol
Turkcell'in futboldaki sponsorlukları
Tesettürlüler için spor
Penaltı Nasıl Atılır
Derbi geyikleri
Ülkerspor Basketbol Takımı
Bowling Salonları Listesi
Otomobil sporu
Antrenman Metodları
Jogging sporu
İstanbuldaki Spor Salonları
Doğa sporlarının tehlikeleri
En ucuz Reklam
Cirit oyunu nasıl oynanır
İşadamı futbolcular
Arap atları
Sporun özünde centilmenlik vardır.
Sarı Saltuk kimdir?
İstanbul spor kenti olmalı
Çocuğu spora yönlendirme
Sporda iz bırakanlar
Engellilerde Spor
İşyerinde Spor
Dalma sporunun tehlikeleri
Sıcak havada spor
Sporcularda Solunum
Büyük spor olaylarında tıbbi organizasyon
Çocuğa uygun spor dalının belirlenmesi
Spor yaralanmaları ve tedavileri
Sporcularda enfeksiyon
Soğukta spor
Spor Teşkilatı’nın Yeniden Yapılanması
Spor ve Kadın
Spor yapmanın sağlığa faydaları nelerdir
Futbolcular arasında uğursuzluğuna inanılan şeyler
Sporun Faydaları
Osmanlı’da spor

Links

Spor

Archives

My Blog's RSS

kitaplar
makedonya
kimkimdir
istanbul

Friends

Aile

Spor

Televizyon

Aşk

Sevgi

Turizm

İnsan Hakları

Kredi

Eğitim

Korku

İnternet

Telefon

Bilgisayar

Bankalar

Tarih

Makaleler


Entry 31 of 44
Last Page | Next Page

Kadın sağlığı Hamilelik ve Doğum Kadınlar için Moda Kadınlar için Güzellik Kadınlar için Diyet Listesi Çocuklar

Kadınlar için Ev İşleri Kadınlara Tatil yerleri Evlilik sorunları Yemek Tarifleri Yaşam Pratik Bilgiler Kadınlar hakkında Kadınlar İçin Blog