Savaş

2010-Jan-30 - Çeçen Rus savaşı

Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Maşadov, Rus askerlerinin ülkenin kuzeybatısından içeriye girdiğini açıklarken; Moskova bu açıklamayı doğrulamamıştır. Bazı medyada yeralan “köktendinci, Vehhabi” gibi sözler maksatlıdır. Dağıstan’ın bağımsızlığı için savaşanlar Dağıstanlı ve Çeçen gönüllülerdir. Bazı yanlış bilgilere rağmen Dağıstan’da kurtarılan köy sayısı 15’e yükselmiştir. Ama askeri taktik icabı hangi köylerin kontrolünü ele geçirdiklerini açıklamıyorlar ve gizliyorlar. Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin ise Kuzey Kafkasya’da kontrolü hiçbir zaman elden bırakmayacaklarını belirtti.
Yeltsin yeni kabinede de Savunma Bakanlığı’nı yürütecek olan İgor Sergeyev’den, Dağıstan’daki karışıklığı bitirmek için aktif bir rol oynamasını beklediğini söylemiştir. 7 Ağustos 1999’dan bu yana çatışmalarda 700’e yakın kişi ölmüştür. Rusya Federasyonunun yeni Başbakanı Vladimir Putin, Dağıstan’ın bağımsızlığını ilan eden milisleri nerede olursa olsun vuracaklarını söylemiştir. Hadiseler yavaş yavaş İkinci Rus-Çeçen Savaşına doğru sürüklenmektedir. Çatışmaların olduğu bölgelerden kaçanların sayısı 10 bine yaklaşmıştır. Şamil Basayev, saldırının birinci aşamasının tamamlandığını açıklarken, İmam Hamzak Bey operasyonu adı altında “en uzun ve en güç operasyon harekatına” hazırlık emri vermiştir. Bu karşı saldırının nereye olacağı meçhuldür. Dağıstan’da 33 etnik grubun en kalabalık grubu Avarlar’dır. 2 milyon nüfusun yaklaşık dörtte biridir. Şamil Basayev ise Avar asıllı Serajdin Ramazanov’u hükümet kurmakla görevlendirmiştir. Rus general Kazantsev, yakında nihai saldırıya geçeceklerini ve halkın kendilerine destek verdiklerini açıklamıştır. Dağıstan’da savaşan Çeçen ve Dağıstanlıların özel mahkemesi Putin’i ölüme mahkum etmiştir. Çeçen-Tatar-Dağıstanlı ve Arap gönüllülerden oluşan 50 kişilik bir tim, Putin’e karşı mahkeme kararını uygulamakla görevlendirilmiştir. Rusya Genelkurmay Başkanı Anatoly Kvashnin, “Gerektiğinde Çeçenistan’a yönelik saldırılar düzenleyebiliriz” demiştir. Aslan Maşadov 16 Ağustos-16 Eylül 1999 arasında olağanüstü hal ilan etmiştir. Maşadov yaptığı açıklamada: Rusya’da 1994- 1996 Çeçen savaşının intikamını almak isteyen güçlerin yeni savaş çıkartmaya çalıştığını, söylemiştir. “Moskova’da bazı güçler Kafkaslar’da yeni bir savaş başlatmak istiyor” demektedir. Bu güçler Çeçen-Rus liderleri arasındaki anlaşmaların bozulmasını istiyorlar.
Ruslar çarpışmalarda, 9 helikopter, 1 savaş uçağı ve 130 asker 1 üst düzeydeki komutanını kaybetmiştir. Dağıstan’ın bağımsızlığını isteyen mücahitler karşısında bütün teknolojik imkanlarına rağmen başarılı olamayan Moskova, mücahitlerin moralini bozmak için psikolojik savaş ve yalan haberler yaymaktadır. Rusya Dışişleri Bakanlığı, “Rusya’nın, Dağıstan’daki milislere verilecek herhangi bir desteği iç işlerine müdahale kabul edeceğini” belirten bir mektup hazırlamış ve bu mektup BM, G-8 ülkeleri, bazı İslam ülkeleri ile İslam Konferansı Teşkilatına gönderilmiştir. Kafkasya’da petrol savaşı vardır. Bakü-Ceyhan petrol hattı yıllardır net şeklini almamıştır. ABD Başkanı Clinton’ın da desteklediği Trans-Balkan projesi Hazar-Gürcistan (Supsa)- Novorosisk (Rusya)- Bulgaristan- Makedonya- Arnavutluk hattını ön görmektedir. Ayrıca Bakü ile Novorosisk hattının ikincisi ile Kazakistan- Karadeniz hattı projesi ilerlemektidir. “Petropolitik” sahasında Rusya öndedir. Bu hatları kontrolü altında tutmak için Çeçenistan ve Dağıstan’da güç gösterisi yapmaktadır. Bakü- Novorosisk petrol hattı Çeçenistan’dan geçmektedir. Süper ve emperyalist güçlerin satranç tahtası Kafkasya’dır.
Dağıstan’daki hadiseler Hazar Havzasının trilyon dolarlarla ölçülen petrol ve doğalgaz rezervlerinin paylaşım kavgası ve Rusya’nın bölgedeki gücünün zayıflaması stratejisi yattığını siyasi uzmanların görüşüdür. 1994 sonlarında başlayıp 2 yıla yakın devam eden Birinci Çeçen-Rus Savaşı, her ikisi için büyük kayıplara sebep oldu. Savaş Rus ordusunun hezimeti ve Çeçenlerin fiili üstünlükleri ile sona erdi. 1999 Aralık ayında müzakereler başlayacak idi. Çeçenler çok geniş bir otonomi veya belki de bağımsızlığa gidecek yolu daha da aralayacak otonomi üstü bir statü elde edeceğinden çekinen Moskova bir savaş ile bunu önlemek istemektedir.

Çeçen Milleti asırlardır Türkiye'den (Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti) kayda değer bir yardım almamalarına rağmen; Türklere hep dost olmuşlardır. Çünkü bunun temelinde onlar kendilerini bizden, bizler de onları kendimizden saymışızdır. 1994-1996 Çeçen-Rus Savaşında Çeçenistan'a en büyük ve anlamlı yardım Türkiye'den yapılmıştır. Eylül 1999 başından beri Rus bombardımanı ve Ekim 1999'dan bu yana da kara saldırısı ile tarihinin en acılı günlerini yaşayan ve Rusya'nın soykırımı ve vahşeti altında bulunan Çeçenlere dua da dahil olmak üzere, maddi manevi siyasi velhasıl her türlü yardımda yarışmamız gerekir. Gün yardımlaşma günüdür. Çeçenistan'ı terk eden 200 bin (aslında 350 bin) göçmenin 5 bini Gürcistan üzerinden Türkiye sınırına doğru gelmektedir. Sadece bu 5 bin değil 350 bin Çeçen göçmeni (şartlar düzelince) ülkelerine dönmek kaydıyla; (Çünkü Çeçenistan boşalmamalıdır. Rusya'nın istediği de budur.) Çeçen kardeşlerimizi de geçmişte Bosnalı ve Kosovalı kardeşlerimiz gibi misafir etmeliyiz.
Rusya'nın Çeçenistan'da yaptığı soykırım ve faciayı hem Batı hem de İslam Dünyası görmemezlikten gelmektedir. İngiltere'de yayınlanan "The Independent" Gazetesi; "Bu çaresiz, yerlerinden edilmiş insanlar, Avrupa'nın yanıbaşında sürüp giden kirli savaşın kurbanları ve Batı bu dramı görmezlikten geliyor." demektedir. "Teröristleri kovmak" bananesiyle Çeçenistan'ın yarısına yakınını işgal eden Rusya, bütün Çeçenistan'ı işgal peşindedir. Nitekim Rusya Savunma Bakanı Igor Sergeyev, ağzından baklayı çıkararak, asıl amaçlarının Çeçenistan topraklarının tamamında denetimi ele geçirmek olduğunu söylemiştir. Her gün en az 100 sorti ile uçaklar Çeçenistan'da taş üstünde taş, beden üstünde baş bırakmazken; yerden yere en modern en az 20 füze, çoğu (Scud) Çeçenistan'a atılmaktadır. Ağır Rus topçusunun her gün en az 5 bin bombası da bunlara eklenirse Çeçenistan bombalar altında imha edilmektedir. 350 bin göçmen ise çadırlarda yaşama savaşı vermekte olup, bunların içinde soğuktan donarak ölenlerin sayısı yüzlercedir. Gerek Çeçenistan'da gerekse Çeçenistan'ı terk eden 350 bin göçmen açlık içinde kıvranmaktadır. Bunun yanında salgın hastalıklar ve ilaç sıkıntısı baş göstermiştir. Bu soykırım tarihin en rezil katliamıdır. Öldürülenlerin önemli kısmı çocuk, kadın ve yaşlıdır. Bu savaş değil katliam ve soykırımdır. Top oynayan 10 yaşın altında 15 Çeçen çocuk tankların altında ezilerek öldürülmüştür. İnguşetya'ya geçmek isteyen Çeçenler sınırda yığılı bir vaziyette bekletilmektedir. Çünkü her gün Ruslar 180 kişiye ancak izin veriyorlar.
İnguş Cumhuriyeti Başkanı Avşev, Çeçen tarafındaki araç konvoyunun 15 kilometre olduğunu belirterek "Bu hızla göçmenler sınırı bir yıl sonra geçer. İnsanlarla alay ediyorlar, aşağılıyorlar, engelliyorlar ve sinirlerini bozuyorlar. Rusların maksadı göçmenlerin açlık ve soğuktan ölmelerini temin etmektir." diye açıklamıştır. Çeçenistan'da "İkinci Kırım Vak'ası" yaşanmaktadır. Ruslar Kırım'daki Tatar Türklerini soykırım ile imha etmişlerdir. Çeçenler Rusların yapmış olduğu soykırımı belgeleyerek La Haye Adalet Divanı ve AGİT'e dosyaları gönderecektir. Rusların toplu katliam yaptığı açıktır. Çeçenistan'a komşu ülkelerden bombardıman yapıldığı için Çeçenler de bu ülkeleri bombalayarak, savaş, komşu ülkelere yayılacaktır. AGİT İstanbul Zirvesine Çeçenistan katliamının gölgesi düşecektir. Rus-Çeçen Savaşı 445 yıldır devam etmektedir. 1994-1996 arasında Ruslar Çeçenistan'da 250 bin askerini kaybettiği için şu anda yakın savaştan kaçmakta ve bombardıman ile Çeçenistan'ı işgal etmek peşindedir. Rusya, kendi imzası bulunan iki anlaşmayı ihlal etmiştir. İslam ülkeleri, Türkiye ve dünya kamuoyu yüzünü Ruslar'a, sırtını Çeçenlere ve bazıları ise tarihlerine dönmektedir. Sırp zulmüne NATO, AB, ABD, Türkiye "Kosova benim de iç işim" diyerek Sırpların soykırımına dur demişti. Aynı şeyi Çeçenistan için yapmalıdır. Türkiye bu meseleyi AGİT İstanbul Zirvesinde dile getirmelidir.
Rusya'nın bombardımanları ile 350 bin kişi Çeçenistan dışına ve 250 bin kişi Çeçenistan içinde yurtlarını terk etmişlerdir. Rusya'nın hedefi Çeçensiz Çeçenistan meydana getirmektir. Yakın geçmişte Sırplardan kaçan 1 milyona yakın Kosovalı göçmenin dramını şimdi Çeçenistan yaşamaktadır. Aradaki fark dünya kamuoyu, ABD, AB ve NATO Kosova'nın yanında yer almış idi; Çeçenistan ise yalnızdır. Çeçenistan'da tam bir vahşet yaşanmaktadır. Dünya bu yapılan vahşet karşısında duyarsızdır. Çeçenler kan ağlıyorlar. Ama kimsenin umurunda değil. 1.5 milyon Çeçen, 150 milyonluk Rusya karşısında kahramanca direniyorlar. Bu savaş durdurulmalıdır!...

Rusya savaş değil soykırım yapıyor
 
Rusya, Çeçenistan’da savaş değil soykırım yapmaktadır. Hedefleri de Çeçen milletini imha ederek; “Çeçensiz Çeçenistan” meydana getirmektir. Dağıstan’da savaşı Çeçen kıyafetli Ruslar başlattı. Şamil Basayev ve askerleri, kuşatılmış Dağıstan köylerine yardım için oralara gittiler. Bununla birlikte Moskova ve bazı Rus şehirlerindeki 300 kişinin ölümüne sebep olan bombalı saldırıları Yeltsin’e bağlı KGB ajanları yapmıştır. (Emekli General Lebed ve bazı Rus gazeteleri bu görüşte) Şamil Basayev’in ve arkadaşlarının Vehhabi olduğu da yalandır. Terörist ise asla değildirler. Rusya dağılan Sovyet imparatorluğunu yeniden kurmak, 1994-1996 yenilgisinin intikamını almak, Aralık 1999 Duma ve 2000 yılında Başkanlık seçimlerinde Yeltsin ve ekibinin seçilerek yağma ve yolsuzluk düzenini devam ettirmek için Çeçenistan hedef seçilmiştir.
Rusya, Çeçenistan vahşeti ile Rus olmayanlara bağımsızlık isterseniz Çeçenistan gibi ezilirsiniz mesajı ile gözdağı vermek istemektedir. Rusya Federasyonu içinde 50 milyon ve civarında 200 milyon Müslüman vardır. Bu 250 milyon gaflet uykusunda olsalar bile içinde şuurlu olanlar vardır ve bir gün Rusya’dan intikam almak için kinleri her geçen gün artmaktadır. Rusya’nın Çeçenistan’da yaptığı katliam Rusya Federasyonunun dağılışının tohumu ve itici gücü olacaktır. Birinci Çeçenistan-Rusya Savaşı sırasında (1994-1996) Türkiye halkı yardımda yarışmış idi. Şu anda insani yardım yolları kapalıdır. Çeçenistan Dayanışma Komitesine yardım toplamak için izin verilmesi çeşitli bürokratik engellerle oyalanmaktadır.
İkinci Çeçen-Rus Savaşında maalesef Çeçenler yalnız bırakılmıştır. Ama asla umutsuz olmayınız! Fransız Liberation Gazetesinin bayan muhabiri Anne Nivat Fransızca yayın yapan Avrupa televizyon kanalı TV5’teki haber programına telefon ile katılarak kuşatma altındaki Grozni hakkında şu bilgileri vermektedir:
“Grozni şehri uzaktan sürekli top ateşine tutuluyor. Uçaklar geceli gündüzlü bomba yağdırıyorlar. Ruslar hedef seçmeden ateş açtıkları için olan sivillere oluyor. Zaten şehir giderek boşalıyor. Ben sokakları dolaştığımda ancak birkaç çocuk ve kadın görebildim. Çeçen savaşçılar, sağlam yerlere gizlenmiş bulunuyorlar. Bu mücahitler oldukça sakinler. Kendilerinde korku ve telaştan eser yok. Sanki avının yaklaşmasını bekleyen avcı gibi Rus askerlerinin şehre girmesini dört gözle bekliyorlar. Kendilerine Grozni’yi neden terketmediklerini sorduğumda; Rus askerleri şehre girsinler ki yarım kalan hesabımızı görelim dediler. Ben böylesi sakin ve kendine güvenli savaşçıları ilk defa görüyorum.”
Aynı muhabir Aslan Mashadov ile yaptığı mülakatta: “Şimdiye kadar Ruslar ile oturup konuşmayı bekledim, kendilerine yardımcı olmak istedim, fakat iyi niyetten anlamadılar.” dedi. Mashadov’un saklanmadığını, sadece kendisini koruduğunu, başkanlık sarayı karşısındaki doğumevi bombalanıncaya kadar resmi bürosunda çalıştığını, fakat o bombalamanın ardından “Ruslara beni öldürme zevkini tattırmayalım” diyerek çalışmalarını değişik yerlerde sürdürdüğünü kaydetti. “Rusya medyası olmadığını söylese ve kayıpları küçük gösterse de burada çok kanlı bir savaş sürüyor. Şu anda halkımızın toptan imhasına yönelik bir saldırıyla karşı karşıyayız. Tam bir dehşet ve vahşet yaşanıyor. Ruslar sadece teröristler üzerine ateş açıyoruz dedikleri zaman umarım dünyada kimse onlara inanmıyordur. Şamil Basayev’in evini bile topa tutup enkaz yığını haline getirdiler. Oysa o evini çok uzun zaman önce satmıştı. Rusların yedi uçağını ve on helikopterini düşürdük, 200 kadar da zırhlı aracını imha ettik. Görüyorsunuz, bu sabah, ben buradayım, düşmanın herhangi bir roketinin menzilindeyim. Bir başka devlette olsaydı, benim bu durumum belki paniğe yol açardı, fakat bizde hiçbir telaş yok, herkes sükûnet içinde. Rus harekatının başındaki o generallerin hepsini de tanıyorum, önceki savaşa da katılmışlardı onlar. Aynı harekata tekrar nasıl girişebildiler anlayamıyorum. Çok iyi biliyorlar ki, onların şehirlerimizi almalarını engelleyeceğiz, çok kanlı bir savaş olacak. Bu savaşı durdurmak gerektiğini o askerler niçin düşünmüyorlar? Mesele şu: Rusya bizim kendi kendimize teşkilatlanmamızı istemiyor! Ne istiyor bu Ruslar?
Bütün Çeçenlerin terörist olduğunu dünyaya kabul ettirebilmeleri kabil mi? Hem nerede bu teröristler? Ben de arıyorum onları! Bizim asıl bedbahtlığımız şu ki, 400 yıldır bizi suçlayıp üzerimize attıkları iftiraların hiçbiri ispatlanamadı. Bu iftiralara en yenileri, yani geçenlerde Moskova’da görülen patlamalar da dahildir. Yetti artık! Bu askeri operasyonların hedefi ne? Mashadov Rusların önünde diz çöksün diye mi? Ben Yeltsin’e burada ekonomik bir birlik ve bir güvenlik oluşturabileceğimizi söyledim. Bana cevap vermesini bilemedi. Biz burada kale gibiyiz, bizi asla teslim alamayacaklar, asla!. Şimdi tekrar ediyorum, artık yeter! Gerçekten yeter! Ülkem için şimdiye kadar hiçbir şey yapamadım. Yapmama fırsat verilmedi. Fakat ülkemi iç savaşa sokmamayı başardım. Ruslar’ın bütün istediği Çeçenistan’da iç savaşın patlak vermesiydi. Her ne ise, Ruslarla savaşmak birbirimizle savaşmaktan çok daha iyi. Ben bir askerim, halbuki bağımsız Çeçenistan’ın sivil bir devlet başkanına ihtiyacı var. Ben şimdilik, henüz içinde bulunulan şartların adamıyım”dediğini yazmıştır.

Putin’in Çeçen savaşı 
 
1999 senesinin son günü Rusya Başkanı Yeltsin, iktidarı Başbakan Vladimir Putin’e bırakarak istifa etti. Yeltsin’in sağlığı hiç de iyi değildi. İstifası doğru bir harekettir fakat Başbakanı eski KGB’li Putin’le beraber Çeçenistan’a savaş açması Rusya’nın otoriter yolda hızla gittiğine işarettir. Putin Çeçenistan’a mağlup olmuş Rus ordusunun moralini düzeltmek ve “kahraman bir devlet başkanı” gibi gözükmek için tam dört aydır Çeçenistan’da büyük bir katliam sürdürmektedir. Moskova’daki bazı terörist hareketlerle iki üç büyük apartman blokunun yıkılması, 300’den fazla insanın ölmesi Çeçenler’e atfedilmiş, onları terörist olarak göstermiştir. Durup dururken Çeçenler niçin terörist harekete başvursunlar? Bunun savaşa yol açacağını bilmezler mi? Zaten Çeçenler’e esir düşmüş bir Rus subayı Moskova’daki terörist hareketleri Ruslar’ın yaptıklarını bir Türk gazetecisine itiraf etmiştir. Putin bombalamalar vesaire ile halkın desteğini kazanmıştır. Savaşı hemen kazanacağını sanması boş çıkmıştır. Çeçenistan Putin’in en tehlikeli siyasi alanıdır. Bu savaşı mutlaka kazanmalı veya kazanmış görünmelidir. Putin zaferini seçimlerden önce kazanmalıdır. Halbuki işler ters gitmeye başlamıştır. Grozni’ye yapılan saldırının “geçici olarak durdurulduğu” Rus Genelkurmayınca açıklanmıştır. Ayrıca Rusya’nın Çeçenistan’daki en yüksek iki generali General Vladimir Shamanov ile General Troshov eski görevlerine dönecekler ve yerlerini yardımcıları alacaktır. Rus Genelkurmayı Grozni’de kurşun bir duvara tosladıklarını kabul etmektedir. Moskova Grozni’yi ele geçirmeyi ve seçim sırasında gerillalarla güneyde savaşı sürdürmeyi hesaplamıştı. Putin ve Rus generaller kanlı 1994-1996 savaşından ders aldıklarını söylemektedirler ama savaş gittikçe o günleri andırmaktadır. Rus askerlerinin cesetleri Moskova’ya gelmiş ve Rus anneler feryat etmeye başlamıştır. Haftalık Moskovskiye Novosti dergisinde yazan eski bir savaş pilotu olan Alexander Zhilin “Putin’in bu savaşa ihtiyacı var ama en az kan dökülmesi de gereklidir” diye yazmıştır. Ama durum tam tersinedir. Çeçenistan’ın kuzeyindeki Mozdok’ta bulunan 1458 nolu askeri hastanedeki doktorlar “gittikçe artan yaralı gelmekte” demektedirler. Baş cerrah albay Vladimir Sukhomlinov “elimizden geleni yapıyoruz ama zor başa çıkabiliyoruz” demiştir. Ruslar Çeçen savaşında 465 ölü ve 1583 yaralı verdiklerini resmen ileri sürmektedirler. Subaylar özel konuşmalarda hakiki kayıpların ve rakamların iki veya üç misli olduğunu söylemektedirler. Rus ilerleyişi vahşice ve yavaş olmaktadır. Haftalardır Rus kuvvetleri blok blok ilerlemektedirler. Ama Çeçenler de kendilerini bekliyorlardı. Beton tüneller ve pasajlarda 10-15 kişi dolaşmakta, koşmakta veya acele temin ettikleri araçlarla süratle bir yerden diğerine geçmektedirler. Ruslar bir Çeçen pozisyonu gördüklerinde bunu helikopter veya uçakların bildirdiklerini onların da burayı bombaladıklarını söylemektedirler. Bu, o binadaki tavan aralarında yaşamaya çalışan sivillerin de bombalanması demektir! Bu da çok kere bir yere ayrılamayan yaşlı ve fakir Ruslar demektir. Çeçenler 1996 Ağustosunda ovalardan aniden Grozni’ye saldırıp şehri ele geçirmişlerdi. Ruslar’ın morali böylece yıkılmıştı. Ruslar için Grozni, içine girmek istemedikleri bir cehennemdir. Son savaşta da Çeçenler’in Alkan-Kale ve Alkan-Yurt’u geri almışlardır. İzvestia gazetesi “Rus kuvvetlerinin Grozni’nin Staropromyssloski semtindeki zaferlerinin doğru olmadığı açığa çıkmıştır” diye yazmıştır. Çeçenler gece vaziyete hakimdirler ve pusularını kurmaktadırlar. Çeçenistan savaşı Rusya’ya eski Başbakan Yegor Gaidar’a göre ayda 148 milyon dolara patlamaktadır.
Putin Mart’ta seçimlere gittiğinde güneyde bitmemiş bir savaşın devam ettiğini görecektir. Putin başkan olursa Başbakanlığa Anatoli Chubais’i tayin edecektir. Fakat Chubais popüler değildir, belki perde arkasında kalmayı tercih edecek ve başbakanlığı 1998’de Mart’tan Ağustos’a kadar başbakanlık yapmış Sergei Kiriyenko’ya bırakacaktır. İkisi piyasa ekonomisini düzeltmeye çalışacaklardır. 1922’de Sovyetler’in yurtdışına sürgün ettiği filozof İvan İlyin, Rusya’da demokrasinin mümkün olamayacağını onun yerine liberal bir diktatörlük kurulacağını söylemişti. İlyin’in iddiaları gerçekleşmektedir.
 

:: Send to a Friend!

About Me

Savaş

«  August 2014  »
MonTueWedThuFriSatSun
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Recent Posts

Malazgirt savaşının türk tarihindeki önemi
11 Eylül komplo teorileri
Vietnam Savaşı
Silah bağımlılığı
Savaş Muhabirliği
Filistin savaşı
SAS ve SAT komandoları
Gazilere vefa borcu
Biyolojik silah tehlikesi
11 eylül yalan mıydı
Kiralık savaşçılar
30 Ağustos Zaferi 30 Ağustos Zafer Bayramı
Alparslan Malazgirt Savaşı
Savaş sonrası
Irak savaşı ve biz
Savaş lobisi
Savaş gölgesinde bayram
Savaşa hayır
Saddam’ın suçları
ABD’nin Irak’a saldırısı
Savaş ve Türkiye ekonomisi
Savaş yok, saldırı var
Bilgi çağı ve savaş
Savaş çocukları
Irak Savaşı İsrail için mi?
Savaş oyun değildir!
ABD’nin kirli Irak savaşı
Irak’ın işgali
Irak Savaşı
Savaşın Çocuklar Üzerindeki Etkisi
Afgan savaşı ve Pakistan
ABD’nin hedefi
Savaş sendromu
Terör savaştan beter
Afganistan savaşı
Haçlı Seferleri
Dünya tarihinde düşmansız ilk savaş
Cezayir`de savaş
İsrail Suriye barışı
Kadın erkek savaşları
Amerika Çin savaşı
Soğuk savaş
Arap İsrail savaşı
Diplomatik savaş
Eritre Etiyopya savaşı
Çanakkale Deniz Zaferi
Çanakkale Savaşı
Çeçenistan savaşı
Doğu Batı savaşı
İkinci Çeçen Rus savaşı

Links

Savaş

Archives

My Blog's RSS
Atatürk

Friends

Aile

Spor

Televizyon

Aşk

Sevgi

Turizm

İnsan Hakları

Kredi

Eğitim

Korku

İnternet

Telefon

Bilgisayar

Bankalar

Tarih

Makaleler


Entry 51 of 57
Last Page | Next Page

Kadın sağlığı Hamilelik ve Doğum Kadınlar için Moda Kadınlar için Güzellik Kadınlar için Diyet Listesi Çocuklar

Kadınlar için Ev İşleri Kadınlara Tatil yerleri Evlilik sorunları Yemek Tarifleri Yaşam Pratik Bilgiler Kadınlar hakkında Kadınlar İçin Blog